'Ayın Blogu' Arşivi


February 28, 2007

Mutfakta Zen

Bloglar Alemi'nde Şubat ayının blogu, Tijen İnaltong tarafından hazırlanan Mutfakta Zen. Mutfakta Zen'in tanıtım tazısını Obur Kedi kaleme aldı.

Tijen İnaltong tarafından yayınlanan Mutfakta Zen, içeriğiyle klasik yemek sitelerinden ayrılan bir blog. Mutfakta geçirilen zamanın tadını, dikkat kesilerek, koklayarak, görerek, tadarak, hissederek" çıkarmamızı tavsiye eden Mutfakta Zen, yaklaşık iki yıldır yayında. Son bir yıldır da Zen in the Kitchen adı altında başka bir adresten de Tijen İnaltong'un İngilizce tariflerine ulaşmak mümkün.

Mutfakta Zen

Tijen İnaltong'un kariyeri Mutfakta Zen ile de sınırlı değil. Çeşitli radyo ve televizyon programlarında danışmanlık, Radikal gazetesinin Cumartesi eki olan Radikal Cumartesi'de "Lezzet Masalcısı" başlığı altında köşe yazarlığı da yapmış olan İnaltong, "Mevsimlerle Gelen Lezzetler", "Tak Koluna Sepeti: Bodrum Pazarından Tatlar, Renkler, Portreler", "Mutfakta Zen", "Bir Ot Masalı", "Meyve Agacından Hikayeler", "Her Güne Bir Yemek", ve "Yurdumun Yenilebilir Otları" adlı kitapların da yazarı.

Farklı mutfak kültürleri ile bizleri tanıştıran, sağlıklı yiyecekler hakkında bilgi edinmemizi sağlayan Mutfakta Zen için Tijen İnaltong'a teşekkürler.

January 31, 2007

Tekno Seyir

Bloglar Alemi'nde Ocak ayının blogu, Hasan Karaboğa tarafından hazırlanan Tekno Seyir. Tekno Seyir'in tanıtım tazısını Nahnu kaleme aldı.

Tekno Seyir, hali hazırda güzide bir üniversitemizde öğrenimini sürdüren Hasan Karaboğa'nın (adından da anlaşılacağı üzere) teknolojinin seyrini kayıt altına aldığı blogu. Hasan, karşılaştığı yeni nesil internet teknolojilerini, yazılımları ve diğer teknolojik gelişmeleri günlük formatında okurları ile paylaşıyor. Peki Tekno Seyir'in benzerlerinden farkı nedir? Bence bu sorunun cevabı, yani Tekno Seyir'i diğer benzeri blog ve sitelerden (yani teknoloji ve internet zamazingolarını tanıtan blog ve sitelerden) ayıran temel unsur, yazılarda ve tanıtımlar kullanılan samimi anlatımı. Tekno Seyir'in Bloglar Alemi tarafından - çok yerinde bir karar olarak - bu ayın blogu olarak seçilmesinin nedeni de kuşkusuz bu olsa gerek.

Tekno Seyir

Hasan Karaboğa Tekno Seyir'den bahsederken bunu deklare ediyor ve "Teknoloji haberlerinin kapsamlı bir şekilde girildiği bir site değildir, bu amaçla birçok site vardır zaten, onlara bakılabilir. Sadece blogdur, kişisel izlenimler aktarılır." diyor. Şahsen ben, teknolojik gelişmeleri onlarca teknik detayın verildiği sitelerden/bloglardan öğrenmek yerine Tekno Seyir'den takip ediyorum ve takip etmeye de devam edeceğim.

Türkçe Wikipedia'ya (yani Vikipedi'ye) ve WordPress Türkiye Topluluğuiçin yaptığı eşsiz katkıların yanı sıra böylesi güzel bir blogu da sürdürebildiği için Hasan Karaboğa'yı önce tebrik ediyorum, sonra da kendisine teşekkür ediyorum.

(Bir de insider bilgi: http://notlar.teknoseyir.com yakında başlıyor!! :)

December 31, 2006

American Turk

Bloglar Alemi'nde Aralık ayının blogu, Murat Altınbaşak tarafından hazırlanan Amerikan Turk. Amerikan Turk blogunun tanıtım tazısını Erkan's Field Diary blogundan Erkan Saka (İngilizce ve Türkçe olarak) kaleme aldı.

Türkçe:

24 Mart 2005'te yayına başlayan Amerikan Turk, özellikle İngilizce yayın yapan bloglar arasında müstesna bir yere sahip.

Sitenin kurucusu Murat Altınbaşak, blogunu düzenli olarak güncellemekle kalmayıp, İngilizce yayın yapan Türk blog yazarlarını bir araya toplama işini de üstüne aldı. Özellikle Global Voices sitesinde 'Turkish Blogosphere' ile ilgili yayınların azalmasından (ve hatta kesilmesinden) sonra benzeri bir yayın yapma işini Murat'ın üzerine aldığını söylemek mümkün. Bunu blogu sayesinde kurduğu mailing list ile başardı Murat. Bu liste, özellikle Amerika'da yaşayan Türklerin haberleşme aracı haline geldi zamanla.

13 Temmuz 2005 tarihinden bu yana kullanılan Sitemeter verilerine göre çok yakında 50000. ziyaretçisine ulaşacak olan Amerikan Turk, Amerika'da yaşayan bir Türk tarafından yayınlandığı için, genel ilgi alanları dışında hem bu ülkede yaşayan Türkleri ilgilendiren meseleler, hem de Amerikan iç siyaseti ya da popüler kültürüne dair yazılara yer vermekte. Bu arada Murat'ın ciddi bir bisiklet sürücüsü olduğu ve katıldığı yarışlardan da sık sık bahsettiğini belirtmek gerekli.

Murat'ın ve blogunun en beğendiğim yanlarından biri de, kafamdaki 'aktif bir blog yazarının sahip olması gereken özellikler'den çoğuna sahip olmasıdır. Murat'ın her yazısını kişisel bir ton katarak yayınlaması dışında, diğer bloglara sık sık uğramakta ve yorum yapmakta olması, Ermeni ve Yunan diasporasından blog yazarlarıyla ateşli siyasi tartışmalara da girmesi gibi. Ancak bu tartışmalarda sahip olduğu tarz insanı rahatsız etmez, karşı bir tutucu milliyetçi ton içermez. Amerikan Turk'ün katkıları bu bakımdan ufuk açıcıdır.

Amerikan Turk blogunun tasarımı, Blogger'ın sunduğu en klasik temalardan birine dayanır. Diğer birçok bloga göre gayet mütevazi bir tasarıma sahip olan Amerikan Turk, bu eksikliğini, içerik kalitesi, blog yazarları arasında ilişkiler ve düzenli yayın yapması sayesinde fazlasıyla telafi etmektedir!

Amerikan Turk


English:

Murat Altınbaşak started Amerikan Turk on 24 March 2005. This blog has a unique place especially among the English language blogs authored by Turks.

Murat not only updates his blog regularly, but also takes the initiative to review and promote the English-based Turkish blogs. Especially since the 'Turkish Blogosphere' section of Global Voices took a long break, Murat's work is now even more valuable. In a way, he took over the Global Voices project!

Murat also set up a mailing list which became a medium of communication for some Turks who live in the US.

In addition to his own interests and hobbies, Murat, as a Turkish American, frequently posts not only on domestic issues that concern Turks in the U.S. but also on the American political and cultural scene in general. One other important thing to remember about Murat is that he is a cyclist who frequently joins races.

Murat's blog is about to receive its 50,000th visitor - according to Sitemeter that is used since 13 July 2005.

Murat possesses all the qualities an active blogger should: In almost every one of its entries, Murat has a personal touch; he always visits other blogs, and leaves comments; he takes part in hot discussions with members of Greek and Armenian diaspora in the U.S., and so on... His manner in these hot debates is never annoying. His comments do not include a nationalist tone. His contributions are always insightful.

Amerikan Turk uses one of the most classic Blogger templates. Compared to the other blogs around, this blog has quite a moderate design. However, Murat's mediating role between bloggers and content quality and frequent updates make up for this lack of design excellency.

November 30, 2006

Ekonomi Türk: Türkiye'nin Yeni Ekonomi Yazarları

Bloglar Alemi'nde Kasım ayının blogu, bir grup ekonomist tarafından hazırlanan Ekonomi Türk. Ekonomi Türk blogunun tanıtım tazısını Ekonomist blogundan Selçuk Hakan kaleme aldı.

Ekonomi tartışmaları, gazetelerde yorum yazanların kendi aralarında yaptıkları tartışmalardan ibaret değil. Daha 'tehlikelisi' artık internet var. 'Tehlikeli' çünkü internette de 'blog' denilen kişisel 'köşeler' ve günlükler var. Gazetede yorum yazan yorumcuların işi eskisi gibi 'kolay' değil. Hele 'işkembeden atarak' yazma alışkanlığı olanlar için hiç. Çünkü 'blog'cular var dikkat! Bu blog'cular, fikir tartışmasını oldukça seviyeli bir biçimde, kişilik haklarına saldırıya kaçmadan (ekşitmeden!) yapan 'okumuş' çocuklar'! Kendi köşelerini yaratan ekonomist yazarlar... Daha önce sevgili Deniz Hoca (Gökçe) birkaç kez bu blog'lara atıfta bulunmuştu. 'İşkembeden sallama' yazılar, doğal olarak bu 'blog'larda da tartışılıyor. Tutarsız, 'sallama' yaklaşımlar 'tersyüz' ediliyor. Yazıyı akademik unvanı olan iktisatçı yazmış, yazmamış fark etmiyor!

Ekonomi Türk

Uğur Gürses 20 Kasım 2006 tarihli yazısında ekonomi bloglarını ve özellikle EkonomiTürk’ü anlatırken bu şekilde tanımlıyor. Daha açılalı bir yıl bile olmamasına rağmen ekonomiye ilgili ilgisiz pekçok kişinin dikkatini çekti EkonomiTürk. Sadece yazdığı seviyeli yorumlarla değil aynı zamanda köşeleri dolduran seviyesiz yazılara da savaş açtı. Kısa sürede kadrosuna çok kaliteli yazarlar da katmayı ihmal etmeyerek ekonomi blogları arasındaki müstesna yerini aldı. Tarafsız, yanlışa tahammülsüz, yanlışlarını kabul edebilecek kadar mütevazi, analize dayalı bir site oldu. Türkiye’den çok uzaklarda yaşamalarına rağmen piyasanın nabzını çok iyi tutmayı başardılar ve başarıyorlar. Borsa, Futbol, Ekonomi, Yatırım, Analiz ne ararsanız bu sitede var. Bir okumaya başladınız mı bağışıklık yapacak kadar etkili bu siteyi takip edin. Pişman olmayacaksınız.

October 31, 2006

Diyalog

Bu ayın blogu A. Selim Tuncer tarafından hazırlanan Diyalog. Diyalog'un tanıtım yazısını Blogistan yazarı Zeynep Özata kaleme aldı.

Bir zamanlar bir elin parmaklarını geçmeyen Türkçe pazarlama blogları gün geçtikçe hem sayı hem de içerik olarak zenginleşti. O günlerde yabancı pazarlama bloglarıyla dolu olan RSS okuyucum zaman içinde şekil değiştirdi ve Türkçe pazarlama blogları da bu sayfada yerlerini almaya başladı. Ama bu bloglar içinde bir tanesi var ki, içine girdiniz mi çıkmak istemiyor, okudukça okumak istiyorsunuz: A.Selim Tuncer'in (nam-ı diğer Selim Abi'nin) blogu Diyalog.

Marketing Türkiye sitesinde A.Selim Tuncer'in blogu şöyle tanıtılmış:

Mesleki deneyimlerinden yola çıkarak "pazarlama iletişimi" konularını pratikten teoriye irdeleyen A. Selim Tuncer, içten üslubu, terminolojiye bulamadığı ve herkesin kolaylıkla anlayabileceği yalın dili, zaman zaman ironik yaklaşımları, beklenmedik ve can alıcı soruları, ilginç arayışlarıyla meslekten olmayanlara da keyifle okutturuyor kendini... Pazarlama iletişimi sektörünü, akademisyenlerden uygulayıcılara kadar çok geniş ve renkli bir yelpaze olarak gördüğü için, bu yelpazenin tüm renklerini ve seslerini, tüm konularını yansıtmaya çalışıyor bloğunda.

Bu tanıtım öyle güzel özetlemiş ki A.Selim Tuncer'in blogunu, alıntılamadan edemedim. Evet, bu sayfaya girdiğinizde sizi bir yazı karnavalı karşılar. Öyle bir karnaval ki, hangi yazıdan başlayacağınızı şaşırırsınız. Yeni gönderilen postalar, kitap tanıtımları, eski yazıların linkleri, Pİ yazıları, Activeline yazıları, yazarın önemli bulduğu ve önerdiği diğer yazılar… Bir girdiniz mi saplanıp kalır, dışına çıkamazsınız. Okumaya başladınız andan itibaren de artık geri dönüş yoktur. Çünkü A.Selim Tuncer'in yazılarının müptelası olmuşsunuzdur ve yeni yazılarını beklerken bulursunuz kendinizi.

Diyalog - A. Selim Tuncer

Yalın ve esprili bir üslubu vardır ama öyle kısa yazılar beklemeyin sakın. A.Selim Tuncer, ele aldığı konuyu ince ince işler bu uzun yazılarında. Her bir detayı, her bir ayrıntıyı özenle yerleştirir incelediği konunun etrafına. Kimi zaman hikayeleri kullanır yazılarını süslemek için, kimi zaman da akademik çalışmalardan alıntılar yapar. Fotoğraflar ise olmazsa olmazıdır yazılarının. Ama öyle bir denge kurar ki bunlar arasında, ne sıkılırsınız ne de bunalırsınız. Tam dikkatiniz kaybolmaya başladığında bir fotoğraf çıkıverir karşınıza, sizi rahatlatan ama rahatlatırken de meraklandıran ve yazıyı okumaya devam etmenizi sağlayan. Yazıyı okuyup bitirdiğinizde ise, gözlerinizin önünde büyük ve net bir resim vardır artık.

Aslına bakarsanız daha onlarca satır yazabilirim A.Selim Tuncer'in çalışmaları hakkında. Yazıları, ele aldığı konular, kurduğu bağlantılar, üslubu… En iyisi ben artık susayım ve siz gidip kendiniz görün A.Selim Tuncer'in Diyalog'unu.

İyi ki bu blog işine girmişsin Selim Abi…

September 30, 2006

İzlenimler: Ulusal Bir Kazanım

Bloglar Alemi'nde Ekim ayının blogu Fethi Sipahi Tan tarafından hazırlanan İzlenimler. İzlenimler blogunun tanıtım tazısını hhder blogundan Hasan Hüseyin Der kaleme aldı.

"Gariplikler ülkesi Türkiye’de … da yaşandı" gibi ifadeler haber bültenlerimizin klişelerinden biridir. Gerçekten de her gün öylesine garip olaylara şahit oluyoruz ki, bunların önemli bir kısmını artık normal karşıladığımız dahi söylenebilir. Bazı gariplikler de var ki, ne içinden çıkabilmek mümkün, ne de bir benzerine başka bir ülkede rastlayabilmek...

Fethi Sipahi Tan tarafından hazırlanan İzlenimler adlı blog da, işte bu gibi, gerek artık alıştığımız, gerekse içinde çıkamadığımız türden 'memleket manzaraları'na odaklanarak, ülkemizde yaşanan sosyal ve politik olaylara çarpıcı yorumlar getiriyor.

Fethi Sipahi Tan ve İzlenimler - Ulusal Bir Kazanım

İzlenimler sitesinde en ciddi konuların dahi mizahi bir üslupla ele alınması, dahası, eleştiri ve hicivlerin dahi samimi bir üslup içerisinde eritilerek okuyucuya sunuluyor olması, Fethi Sipahi Tan'ın çok sayıda blog okuru tarafından 'bağımlılık yapan' bir yazar olarak görülmesine neden oluyor.

Bütün bu özellikleri nedeniyle İzlenimler, Türkçe bloglar arasında vazgeçilmez bir yere sahip olan ulusal bir kazanımdır. Bu kazanıma sahip çıkma konusunda da, hiç kimse İzlenimler-koliklerin eline su dökemez.

August 31, 2006

Fikir Atölyesi

Bloglar Alemi'nde Ağustos ayının blogu 'Fikir Atölyesi'. Yakın bir geçmişe kadar 'Atölye' olarak tanıdığımız siteyi, Manhem blogu yazarı Fatih Taşkıran değerlendirdi.

Pazarlama bloglarının içimde ayrı bir yeri vardır. Mesleğimle ilintili olması bir yana, sürekli güzel işleri linkleyenleri saymazsak, genel itibariyle bir şeyler üreten ve bu ürettiklerini anlaşılabilir ve eğlenceli bir üslupla okurlarına aktaran ender bloglar çoğunlukla bu türden çıkar.

Atölye de ilk karşılaştığımda beni heyecanlandıran bloglardan biriydi. Tunç Kılınç adında biri, sadece pazarlamadan değil, hayata dair bir çok şeyden bahsediyor, uzadıkça -bilinenin aksine- daha da keyif alarak okunan yazılar yazıyordu.

Fikir Atölyesi - Tunç Kılınç

Zaman geçtikçe Atölye hakkındaki düşüncelerim de doğrulandı. Atölye'de yayınlanan yazılar çoğaldıkça, siteye yeni bölümler eklenmeye devam etti. Bu durum, giderek daha da genişleyen, keyifli bir ortamın oluşmasını netice verdi.

'Başarı Hikayeleri', '20 Soruluk Şöyleşiler', 'Yaratıcılık/Fikirler', 'Hayatın İçinden', 'Dikkatimi Çekenler' gibi zevkle okunan, olgun fikir ürünü ve bilgilendirici yazılarla dolu bölümler, Fikir Atölyesi'ni tercih etmeniz için önemli nedenler arasında.

Atölye hakkındaki son gelişmelere gelince...

Her başarılı ve gelişen blog gibi Atölye de sonunda kabına sığamadı ve Blogger sistemini bırakıp kendi domainine geçti ve adını da 'Fikir Atölyesi' olarak değiştirdi. Sitede artık WordPress altyapısı kullanılıyor.

Yazarıyla hiç tanışmadığım halde neden hakkında bu kadar güzel şeyler yazdığımı merak ediyorsanız Fikir Atölyesi'ni görmelisiniz. Okurken bilgilenmek, bilgilenirken de eğlenip sıkılmamak ve güzel yazılar okumak istiyorsanız Fikir Atölyesi'ni sizlere de tavsiye ederim.

July 30, 2006

Dolmakalem.org

Bloglar Alemi'nde Temmuz ayının blogu 'Dolmakalem.org'. Dolmakalem'in tanıtım yazısını, Açık Bilgi sitesinden Onur Küçüktunç kaleme aldı.

Yeni bir internet sitesiyle karşılaştığınızda, hemen 'Hakkında' bölümün okur musunuz? Ben okurum. Çünkü bu bölümde yazılanlar sitenin nasıl kurulduğunu, amacını, hikayesini anlatır, yazar hakkında bilgiler verir.

Dolmakalem'in yardım sayfasında, Neden? başlığı altında şöyle bir satıra rastlıyorsunuz: "Öğrendiklerimizi, deneyimlerimizi, zevklerimizi, hayatı kısacası herşeyi paylaşmak." Ne kadar güzel ve doğal bir amaç...

Dolmakalem.org - Yazılamayan Yazılar

Dolmakalem'de gerçekten bir şeylerin farkında olan, hepsi kendi alanlarında başarılı yazarlar, bilgilerini, düşüncelerini, anılarını bizimle paylaşıyorlar. Sitedeki yazılar genelde farklı düşüncede olan yazarlar tarafından yazıldığı ve yorumlar da hayata farklı bakış açılarıyla yaklaşan insanlar tarafından yapıldığı için herkesin keyifle okuyacağı tarzda. Sanırım Dolmakalem'i değerli kılan da fikirleri ve bu insanları bir araya getirmesi.

Sitenin en dikkatimi çeken özelliği, yapılan çoğu değişikliğin okuyucu odaklı olması.

Sitede, yazarların kendi aralarındaki sohbetlerini bizimle paylaştikları Söyleşiler adlı bir bölüm de var. Konuk Yazar bölümüne ise dışarıdan yazı göndermek mümkün.

Şu sıralar kaliteli bir içeriğe sahip, fikirlerinizi tartışabileceğiniz, saygılı bir ortam arayışındaysanız, Sunipeyk'in ifadesiyle 'Web'in en iyilerinin yazdığı', Mehmet Doğan, Derin Sular, Devletşah, İzlenimler, Magoria,
Manhem, Marko Paşa, Mecmua, Mırmırık, Oyuncak Bebek ve Simav'dan oluşan Dolmakalem'i okuyabilirsiniz.

Umarım bu değerli insanların çabaları herkese örnek olur.

Yayın hayatınızda başarılar...

June 1, 2006

Anafikir.com: Fikrin Kadar Varsın

'Fikrin kadar varsın' söylemiyle yola çıkan Anafikir.com sitesi, yayına başladığı ilk günden bu yana ağır ama emin adımlarla gelişti.

Sitede farklı konularda yapılan yorumlara ve değerlendirmelere yer veriliyor.

Anafikir.com - Fikrin Kadar Varsın

Anafikir'de yazılanlara baktığımızda, sitenin sahibi Selim Yörük'ün, farklı düşüncelere ve daha da ötesinde farklı şekilde düşünmeye fazlasıyla açık bir insan olduğunu görüyoruz. Aşağıdaki sözler Selim Yörük'e ait:

Aldığım her yeni bilgi ile şekilleniyorum, değişiyorum, aynı konu hakkında belki de tam ters bir cepheye bile gidebiliyorum. Bu yüzden lüften bu durumu mazur görün. Gelişim için değişim gerekli.

Anafikir, sadece Selim Yörük'ün yazılarından oluşmuyor. 'Serbest Kürsü' başlığı altında gerek sitenin müdavimleri tarafından kaleme alımış, gerekse başka yazarlardan alıntılanmış, farklı tellerden çalan, çok sayıda yazıya ulaşmak mümkün.

Sitenin Ana Ses bölümünden sesli yayın yapıldığını belirtmekte de fayda var.

Bütün bunlardan anlaşılabileceği gibi, Anafikir sitesi sadece fikirlerden oluşan değil, aynı zamanda farklı fikirleri paylaşan bir ortam durumunda. Sözü yine Selim Yörük'e bırakacak olursak:

Madem Anafikir.com'un içeriği yalnızca fikirlerden oluşuyor, o halde kişisel bilgilerin bir önemi yok. Bu sitede yaptığım yalnızca üzerine kafa yorduğum konuları sizlerle paylaşmak ve benzer konulardaki düşüncelerinizi öğrenmek. Böylece daha farklı kaynaklardan, tek yola çıkmayan bilgilere sahip olabilmeyi amaçlıyorum.

Bloglar Alemi olarak Anafikir'e yayın hayatındaki başarılarının devamını diliyoruz.

May 1, 2006

Farketing

Bu 'Haftanın Blogu', Can Turanlı tarafından hazırlanan pazarlama blogu Farketing. Farketing'i tanıtan ise, Altı Üstü Tasarım blogu yazarı Mehmet Doğan oldu.

Blog açmak kolay... Hatta blog içinde yazı yazmak da...

Fakat bir yıl boyunca başarılı bir çizgiyi, seviyeyi korumak; okurlarının heyecanla beklediği akşamüstlerinde RSS okuyucularının "Farketing" yazan kısmını yeni yazılan bir yazı ile bold yapmak; birkaç paragraf ile sizi bütün gün yazılan konuda düşündürmek; her geçen gün başarısına ve okuyucu sayısına yenilerini katmak; pazarlama hakkındaki kalıplaşmış fikirleri her yazısı ile değiştirip, yenileştirmek; kısacasi bu blog olayı ile fark yaratmak kolay değil.

Farketing, bu işi Türkiye'de iyi yapabilen, istikrarlı, tutarlı, başarılı ve sözüyle öz bir blog.

Farketing - Pazarlama ve fark yaratmak üzerine

April 1, 2006

Acemi Blogcu

Acemi Blogcu, bloglar konusunda, özellikle bu işe yeni başlayan (ya da başlama niyetinde olan) arkadaşlarımız için Eylül ayından bu yana içerik oluşturuyor.

'Blog nedir?' sorusundan başlayıp, blog kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte oluşan jargona dair bir 'terimler sözlüğü'ne kadar uzanan çeşitli konularda verdiği temel bilgiler ile alanında bir ilke imza atan Acemi Blogcu, yayına - diğer köklü sitelere oranla - daha geç başlamış olmasına rağmen, bugün itibariyle yüzün üzerinde Türkçe blogun link desteğini, ve muhtemelen binlerce diğerlerinin takdirini kazanmış durumda.

Blogun sahibi Ali, projesine hangi düşüncelerle başladığını şöyle ifade ediyor:

Blog hakkında yazmanın da en az blog yazmak kadar keyifli bir olay olduğunu fark ettiğimde, kişisel blog’umu geliştirmek için araştırma yaparken edindiğim tecrübelerin benim gibi acemilere yardımcı olabileceğini de düşünerek bu blog’u yazmaya başladım.

Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Acemi Blogcu

March 1, 2006

Nahnu.org! (Haftanın Weblogu Falan...)

Bu haftanın blogu, ilk Türkçe bloglardan biri olan ve - arada kontak kapasa da - popülerliğini halen koruyan Nahnu.org!

Yakın bir geçmişte yazılımı da güncellenen Nahnu.org, artık daha da gelişmiş fonksiyonellik ve interaktiviteye sahip.

Nahnu.org - Weblog Falan

Bloglar Alemi'nde 'Haftanın Blogu' bölümünün açıldığı ilk günden bu yana, Nahnu.org'un bu köşeye misafir edilmesi gündemdeydi. Nanhu.org yazarının birkaç gün önce (birkaç diğer blog yazarı ile birlikte) Bloglama isimli bir blog dergisine imza atarak Türkçe bloglar adına gayet hoş bir sayfa açmış olması üzerine, kendisini bu haftanın 'weblog yazarı falan' seçmeyi uygun bulduk. Başarılarının devamını diliyoruz!

February 1, 2006

Portakal Ağacı: En Popüler Türkçe Blog

Bu 'Haftanın Blogu', Hatice Özdemir tarafından hazırlanan ve yemek tarifi blogları dendiğinde ilk akla gelen isimlerden biri olan Portakal Ağacı. Portakal Ağacı'nın 'Haftanın Blogu' olmasını teklif eden ve yazıyı kaleme alan ise Obur Kedi oldu.

Bugün itibariyle, 300'den fazla link alan tek Türkçe blog olan Portakal Ağacı, Ağustos 2003'den bu yana bizlerle. Bu süre zarfında, Portakal Ağacı'nda birbirinden güzel yemek tariflerini iştah açıcı resimleriyle birlikte görme imkanımız oldu.

Yemek bloglarının yaygınlaşmasında büyük etkisi olan Portakal Ağacı'nın, Penelope'nin hazırladığı, mevsime uygun olarak değişen sayfa başlığı tasarımı ise sayfaya ayrı bir sıcaklık katıyor.

Portakal Ağacı

İki ay önce bir aile olma yolunda ilk adımını atan Portakal Ağacı yazarı Hatice Özdemir'e mutluluklar diliyor, kendisini bu özgün çalışması için tebrik ediyorum.

January 1, 2006

Altı Üstü Tasarım: Türkçe Blogların Ortak Noktası

Bu 'Haftanın Blogu' Mehmet Doğan tarafından hazırlanan ve internet ortamında görsellik ve kullanışlılık ekseninde yazılara yer verilen Altı Üstü Tasarım. Yazıyı ise Derin Sular sitesi yazarı Serdar Kaya kaleme aldı.

Bundan bir yıl kadar önce Türkçe bloglar dendiğinde yüzlerle ifade edilen bir sayı söz konusuydu. Bugün, gerek Türkçe blog hizmeti veren sitelerin (1,2,3) artışı, gerekse blogların biraz daha popülerleşmesi sonucunda toplam Türkçe blog sayısı binleri aştı. Söz konusu binlerce blogun büyük çoğunluğu kişisel günlüklerden oluşuyor. İçeriğiyle bir farklılık ortaya koyan Türkçe blogları kategorize eden Bloglar Alemi'nde ise, şu an itibariyle toplamda (120'si nisbeten daha özgün olan kişisel günlüklerden oluşan) 337 blog yer alıyor. Ancak söz konusu 337 blog içerisinde de çoğumuz için ayrı bir yeri olan bloglar da yok değil.

Birkaç gün önce, çoğunuzun yakından tanıdığı (ve 'Haftanın Blogu' köşesinin bir önceki konuğu olan) Devletşah, beni ve (Düşler ve Erdemler, Mahkum.net ve Mycogen) gibi bloglardan tanıdığınız Don Quijote'yi evinde ağırladı. Devletşah'ın, daha çok resim ve videolardan gördüğümüz leziz yemeklerini tatma imkanı bulduğumuz bu güzel akşamda, konu elbette iyi içerik sunan bloglara ve ardından da Bloglar Alemi'nde bir sonraki 'Haftanın Blogu' konusunda kimin ne düşündüğüne de geldi.

(Soldan Sağa) Derin Sular, Don Quijote, DevletşahMalum; üçümüz de farklı konularda yazıyoruz. Devletşah yemek tariflerine odaklanırken, Don Quijote'nin ilgisi daha çok bilim-kurgu ve sinema başta olmak üzere kültür sanat başlığı altında değerlendirilebilecek konulara yoğunlaşıyor. Derin Sular ise ekonomi ve politika ağırlıklı bir site. Bu farklı ilgi alanlarına rağmen herkesin tek bir bloga işaret etmesi elbette Altı Üstü Tasarım'ın Türkçe bloglar arasında ne denli muteber bir konum edindiğinin bariz bir göstergesiydi.

Geçen ay bir yaşına basan Altı Üstü Tasarım'da bugüne kadar (toplamda 1000'e yakın yorum alan) 200'e yakın yazı yayınlandı. Bu yazılarda, Türkiye'de ve dünyadaki web uygulamalarından verilen örnekler eşliğinde kullanışlılık, kullanıcı deneyimi gibi tasarımın sadece görsellikten ibaret olmayan yönlerine de değinildi.

Mehmet Doğan bu yazılarda soyut bir anlatıma başvurmak yerine, bire bir örneklerden yola çıkarak olayları hikaye etmeyi tercih ediyor. Bu üslup da, ifade edilmek istenen düşüncenin - tasarımcı olan olmayan - herkesçe kolaylıkla anlaşılmasını sağlıyor.

Türkçe blog yazan ya da okuyan hemen herkesin - farklı aralıklarla da olsa - mutlaka yolunun düştüğü ve dolayısıyla hakkında şu ya da bu şekilde bir fikir sahibi olduğu bir yer Altı Üstü Tasarım sitesi. Bu nedenle, 'Haftanın Blogu' köşesine 'tanıtım' değil, 'takdir' kaygısından hareketle konuk olduğu söylenebilir.

December 1, 2005

Devletşah: Devlet Gibi!

Haftanın blogu köşemizin ilk konuğu, özellikle bayan blog okurlarının yakından tanıdığı, Devletsah.com. Devletsah.com, özgün içeriği ve podcasting, vidcasting gibi yeni uygulamalarda (Türkçe siteler arasında) ilklere imza atmış olması nedeniyle dikkat çekiyor. Düşler ve Erdemler sitesi yazarı Don Quijote, Devletsah.com'u sizler için değerlendirdi.

Devletşah, devlet gibi! Yani kapsamlı, yani zengin, yani tasarımda örnek gösterilecek bir web sitesi. "Devlet gibi" diye bir deyim vardır dilimizde. Devletin ihtişamlı olduğu günlerden kaldığı bir söz belli ki. Devletler bugün de ihtişamlıdırlar elbet, ama bu, ne bu yazının, ne de bu web sitesinin konuları arasında yer almıyor.



Devletsah.com


Devletsah.com açıldığı günlerden beri blog tarzı yemek tarifi sitelerinden birkaç yönüyle ayrılan, bir üst sınıf bir mekan oldu. "Mekan" oldu, çünkü biliyorsunuz restoranlar, lokantalar ya da gurme hizmeti veren yerler, sundukları gıdalar kadar mekanlarını da satarlar. Hangimiz yemekleri iyi olmasına rağmen salaş bir restoranda yemek yemeyi isteriz ki? Devletşah da bunu farketmiş olacak ki görsel bir felsefeyle açtı mekanını ve bugüne dek başarıyla, hatta yükselen bir grafikle sürdürdü işini.

Alt alta yemek tariflerinin ve okuyuculardan gelen yorumların sıralandığı bir yemek tarifi sitesi değil Devletsah.com... Tasarım felsefelerinin geldiği son noktaları da takip edebilirsiniz orada. Trend renkler, trend tasarım "trick"leri, trend ve fonksiyonel navigasyon...

Podcast'in ne olduğunu bilmiyorken bakıyorsunuz Devletsah.com vidcast'e başlamış! Tasarım trendlerini son haliyle Devletsah.com'da görebildiğiniz gibi, internet teknolojilerini de son haliyle görebiliyorsunuz.

İçerik zengini bir site bu kadar "legal" olabilir mi ülkemizde? Evet olabiliyor. Bütün görsel, sesli ve yazılı materyal telif hakları kanunlarına saygılı; illegal bir tek "byte" bile bulamıyorsunuz! (Çok aradım ama bulamadım...)

Günlük bölümünde, duyarlı bir göz ve kalp tarafından yaşanmış izlenimler, Devletsah.com takipçileriyle paylaşılıyor. Sadece mideniz için değil, kalbiniz için de gıdalar bulabiliyorsunuz. Eh, hala internette içerik yönetimi ve içerik zenginliği konusunu ihmal etmek ya da görmezden gelmek mümkün bilemiyoruz! Olsa olsa Devletsah.com'a uğramamış birisi bu ikisinin önemsiz olduğunu iddia edebilir...

REKLAMLAR